17 Ekim 1972 tarihinde Alzey (Almanya) ’de
doğan Tarkan, altı çocuklu bir ailenin beşinci
çocuğu. Çok küçük yaşlarından ittibaren
sanatsal yetenekleri dikkat çeken Tarkan’ a
ailesi her zaman destek oldu. Mütevazı bir
geçmişe sahip olan ve çocukluğundan beri kendi
kendine olmayı seven Tarkan için, müzikle
ilgilenmek, kendi dünyasını yaratmanın
yollarından biriydi. Müziğin Tarkan’ ın
hayatındaki bu önemli yeri ve yaptığı her işi
en ince detayıyla ele alan karakteri, onu
müzikle daha profesyonel anlamda ilgilenmeye
yöneltti ve Türkiye’ de müzik eğitimi almaya
başladı. Tarkan, önce Karamürsel ardından da
Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde Klasik Türk Müziği
eğitimi aldı ve bunun sayesinde çocuk denecek
bir yaşta müziğin temellerini özümsemiş oldu.
Liseden mezun olduktan sonra, müzik alanında
kendisini hayal kırıklığına uğratan bir takım
girişimlerde bulunan Tarkan, tam Almanya’ya
geri dönüp müziği ve yıldız olmaya ilişkin
hayallerini geride bırakmayı düşünüyordu ki,
kaderin kendisi için yarattığı farklı bir plan
devreye girdi ve prodüktör Mehmet Söğütoğlu
ile tanıştı. İstanbul Plak ile imzaladığı
anlaşma sonucunda, Tarkan’ın ilk albümü “Yine
Sensiz”1993’te Türkiye’de piyasaya
sürüldü. Bu albümün ilk single’ ı olan “Kıl
Oldum Abi” çok kısa sürede dinleyenlerin
ilgisini çekerek popüler mekanlarda çalınmaya
başladı ve nihayet Türk radyolarının Top 20
listelerine girdi. “Çok Ararsın Beni”
ve “Vazgeçmem” şarkıları albümün
başarısını perçinledi. Çocuksu çekiciliğine
tezat çapkın bakışları ve özgür, başına buyruk
tavırlarıyla fark yaratan görünümü, güçlü sesi
ve yorumuyla birleşince, Tarkan’ ın gençliğin
kalbini kazanması çok da zor olmadı.
Tarkan’ın ikinci albümü “Aacayipsin”1995
yılında piyasaya sürüldü. Sezen Aksu işbirliği
ile hazırlanan “Hepsi senin mi” nin yanısıra
albümdeki “Kış Güneşi”, “Gül Döktüm
Yollarına”, “Unutmamalı” gibi birçok şarkı
Türkiye’ de 1. sıraya kadar yükseldi.
Tarkan 1995 yılında Avrupa’da ve Türkiye’de 74
canlı konser verdi. New York Palladium konseri
Türkiye’ de de canlı olarak yayınlandı ve
büyük ilgi uyandırdı. Albümün satışları 2.5
milyonu aşarak tüm diğer sanatçıların aynı yıl
içerisindeki albüm satışlarını geçti ve
Tarkan’ın Türk müzik dünyasında güçlü bir isim
olarak kabul edilmesini sağladı.
Türkiye’deki başarılarının ardından,
Tarkan, kariyer planlarına yön vermek ve
İngilizce öğrenmek üzere New York’a taşınmaya
karar verdi. Türkiye’ den ayrılmadan önce
kader O’ nu bu sefer de, 1960 ve sonrasının
Amerikası’ nda müzik endüstrisinde büyük rol
oynamış olan Atlantic Records’ un kurucusu ve
yöneticisi Ahmet Ertegün ile karşılaştırdı.
Ahmet Ertegün’ ün, yeteneğinden ve
enternasyonal bir dinleyici kitlesine ulaşma
potansiyelinden emin olduğunu ifade ettiği
Tarkan’ı İngilizce şarkı söylemeye
yönlendirmesi, gelecek planlarını
şekillendirecek ilk kıvılcım oldu.
Tarkan’ın üçüncü albümü “Ölürüm Sana”,
1997 yılının Temmuz ayında piyasaya sürüldü.
Dünya çapında çok iyi yorumlar alarak yaklaşık
4 milyon satan bu albümün en can alıcı şarkısı
“Şımarık” yine Tarkan’ ın Sezen Aksu’
yla ortak bir çalışmasıydı. Şarkı,
uluslararası müzik piyasalarına başarılı bir
giriş yaparak, kısa sürede Billboard’ın Hot
100 listesinde ilk sıralara çıktı ve albümün
dünya çapında satılmasını sağladı. ”Şımarık”
farklı sanatçılar tarafından birçok dilde
yorumlandı. Ayrıca şarkının video klibi
Avrupa’da MTV ve MCM gibi uluslararası müzik
kanallarında yayımlandı ve CNN gibi
uluslararası haber kanalları programlarında
Tarkan’ın başarılarına yer verdiler. Tarkan,
müzik çalışmalarına, biletleri satışa
sunulduğu anda tükenen bir Türkiye turnesiyle
devam etti. Türkiye turnesini, 17 farklı
şehrini kapsayan bir Avrupa turnesi izledi.
Bunlara daha sonra Güney Amerika’ daki
konserler eklendi. Güçlü sesi ve yorumu,
dinamik dansları ve dinleyicileriyle
bütünleştiği sahne performansı ile Tarkan tüm
dünyanın dikkatini çekti ve gittiği her yerde
hayranlarının sonsuz ilgisi ve sevgisi ile
karşılaştı. 1998 yılında, PolyGram
France, lisansını aldığı albümü
uluslararası müzik piyasasına yeniden sundu.
Bunun sonuncunda albüm Meksika’da Platin,
Fransa, Hollanda, Almanya, Belçika, Lüksemburg,
İsveç ve Kolombiya’da Altın Plak ödülü aldı.
Tarkan’ın Almanya, Fransa, İngiltere,
Belçika, Hollanda, Danimarka, Avusturya,
Portekiz, Fas, Avustralya ve Tunus’ u kapsayan
turnesi Türkiye’nin 1999 yılındaki korkunç
depremle sarsılması ile sona erdi. Binlerce
kişinin kaybolduğu ve evsiz kaldığı 1999
depremi kurbanları için İstanbul’da düzenlenen
yardım konserine katılmak üzere Türkiye’ ye
dönen Tarkan bu konserin hemen ertesinde
askerlik hizmetini tamamladı.
Tarkan, kariyeri boyunca gerek yaşam tarzı,
gerekse ilişkileri ile olsun halkın ilgi odağı
olmaya ve sürekli eleştiriler almaya devam
etti ancak O, kendisine, müziğine ve
hayranlarına sadık kalarak fırtınaları
yatıştırmayı başardı.
Sevenlerinin, uzun bir bekleyiş döneminden
sonra 2001 yılı Ağustos ayında kavuştukları “Karma”,
Tarkan’ın daha önce dinleyicilerine hiç
yansımamış yönlerini gösteren, dokunaklı, içe
dönük ve son yıllardaki karmaşalar içerisinde
yaşadığı tüm deneyimlere ışık tutan
felsefesinin bir dışavurumuydu. Hayranları, bu
yeni albümün ortaya çıkışıyla, sanatçının
kendi özüne dönüşüne tanıklık ettiler. Albümün
ilk single’ı olan “Kuzu Kuzu” üç ay
boyunca bir numarada kaldı ve bu dönemde
Türkiye’yi etkisi altına alan ekonomik ve
politik krize rağmen “Karma” albümü
2.5 milyondan fazla sattı. Albüm, Rusya’da da
etkileyici bir başarı kazandı ve Rusya müzik
piyasasının seyrini şaşırtıcı bir şekilde
değiştirdi.
Bu başarının ardından, Tarkan’dan 2002
senesinde Dünya Kupası’na katılacak Türk Milli
Futbol Takımı için bir şarkı yapması istendi.
O sene dünya üçüncüsü olan Türk Milli Futbol
takımının resmi şarkısı Tarkan’ın sözlerini
yeniden düzenleyip yorumladığı “Karma”albümünün
hitlerinden “Taş”oldu. Ayrıca yine “Karma”albümünden“Hüp”,
Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı tanıtım
belgesellerinde kullanıldı ve Turizm
Bakanlığı, Tarkan’ı, müziği ile Türkiye’yenin
tanıtımına katkıda bulunması ve dünya çapında
ülkesini temsil etmesi nedeni ile
ödüllendirdi.
Tarkan’ın beşinci albümü “Dudu”2003
yazında satışa sunuldu. “Dudu”,
listelerde kararlı bir şekilde yükselerek
Tarkan’ın önceki albümlerinin satışlarındaki
başarıyı yakaladı. Bu albümün piyasaya
sürülmesinin ardından yine başarılı bir turne
gerçekleştirildi. Türkiye’ de çeşitli illerini
kapsayan turnenin yutdışı ayağında ise
Almanya’ nın 6 şehri, Moskova, Bakü ve Alma
Ata’daki konserler yer aldı.
Gerek satış rakamları gerekse popülerlik
açısından Tarkan, Türkiye’nin son on yıl
içerisindeki en büyük starıdır ve başarısı
Avrupa’dan, Güney Amerika’ya, Asya’dan
Avustralya’ ya yayılmış bulunmaktadır.
Şarkıları 1992 yılından bu yana her yıl Top 40
listelerinde yer almıştır. “Şımarık”,
“Şıkıdım”, “Hüp”, “Kuzu
Kuzu” ve “Dudu” da dahil olmak
üzere birçok şarkısı, çağdaş pop müziğinin
standartlarını şekillendirmiştir.
Kariyerindeki başarıları ve imajı birçok
uluslararası markanın ilgisini çekmiş ve
dünyaca tanınan markalardan Police, Pepsi,
Doritos, Tarkan’ ın ve turnelerinin
sponsorluğunu yapmışlardır. Tarkan ayrıca
Pepsi’ nin yeni yüzü olarak reklam
filmlerinde oynamıştır.
Tarkan, 2005 Eylül’ ünde, Türkiye’ de toplam
200.000’ i aşan bir izleyici kitlesinin
karşısına çıktığı dört stadyum konseri verdi.
Türkiye’nin en büyük stadyumlarında birinde
gerçekleşen İstanbul konserinde ise, dünyaca
ünlü sahne tasarımcısı Justin Collie
tarafından hazırlanan sahnedeki etkileyici
show’ unda Tarkan’ a, uzun yıllar Michael
Jackson ile çalışmış olan başarılı koreograf
Travis Payne’ in çalıştırdığı Amerikalı,
Fransız ve Türk dansçılardan oluşan
uluslararası bir dans grubu eşlik etti.
2006 yılının Nisan ayında dinleyicisiyle
buluşan “Come Closer”isimli bu yeni
albüm, Tarkan’ın uzun süredir beklenen ilk
İngilizce albümü. Universal Music tarafından
ilk olarak Avrupa’da ve Güney Amerika’da
satışa sunuldu. Aynı anda Türkiye’de de çıkan
albümde Tarkan; Wyclef Jean, Pete Martin,
Devrim Karaoglu, Billy Mann, Lester Mendez,
Dexter Simmons, the Jettsonz, Supaflyas gibi
alanlarında önemli başarılar kazanmış müzik
adamları ve prodüktörlerin yanı sıra dünya
çapında birçok besteci, müzisyen ve teknisyen
ile çalıştı ve herbirinin “Come Closer”
da unutulmaz izleri var. Albümün prodüksiyonu
New York’ tan Los Angeles’ a, Londra’ dan
İstanbul’ a uzanan heyecanlı bir süreç oldu.
Doğu ve batı müziğinin uyumlu bir düet halinde
bütünleştiği bu yeni albüm, Tarkan’ın ilk
evrensel çalışmasıdır. Tarkan’ ın, yerleşmiş
pop star kalıplarını kırarak, tümüyle
“orijinal” tarzıyla yarattığı “Come Closer”,
uluslarası müzik dünyasına Türkiye’den açılan
ilk kapı olmuştur. Bu kapının ardında ise
Tarkan için uzun soluklu bir yol görünüyor.